Öne Çıkanlar el nusra Yol verme kavgası para spor haber cumhurbaşkanlığı sistemi

Namaz Vakitleri Nasıl Hesaplanır?

Günümüzde takvimler, saatler, namaz programları gibi pek çok araç sebebiyle namaz vakitleri konusunda şüpheye düşmüyoruz. Ancak bu araçların olmadığı zamanlarda namaz vakitleri nasıl hesaplanıyordu? Şimdi bu teknolojiye erişimimiz olmasa namaz vakitlerini nasıl hesaplayabiliriz? İşte bu sorulara cevap olması açısından hadisler ışığında eskiden namaz vakitleri nasıl hesaplanıyormuş bakalım.

Öğle Vakti

Güneşin tepe noktasını aşarak, batıya doğru meylettiği anda öğle namazı vakti girmiştir. Bu meyil içinse gölgenin ayakkabı bağı kadar olduğu tabiri kullanılmıştır. Ancak ayakkabı bağı kavramı günümüz için oldukça belirsiz kalmaktadır. Öğle vaktinin başlangıcı hadisi şeriflerle sabittir ve ihtilaf yoktur. İkindi vaktinin başladığı an, her şeyin gölgesinin kendisi kadar uzadığı andır. Bu vakte kadar da öğle namazı kılınabilmektedir.

İkindi Vakti

Her şeyin gölgesinin öğle vaktindeki gölgesinden kendi gölgesi kadar uzaması halinde ikindi namazı vakti girmiştir ve ikindi namazı kılınabilir. Basitleştirmek gerekirse bir insanın gölgesinin boyu, bir ayakkabı bağı ve bir insan boyu toplamına ulaşmalıdır. Ancak Ebu Hanife iki gölgenin bir ayakkabı bağı ve iki insan boyu uzaması gerektiğini söyler. Bu görüşünü ise Efendimizin, “ikindi namazını hava serinlediğinde kılın” hadisine dayandırmaktadır. Namaz vaktinin çıkması ise güneşin tam olarak batmasıdır. Çünkü bu konudaki hadis, güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekâtına bile yetişen kişi namaza yetişmiştir demektedir.

Akşam Vakti

Güneşin tam olarak batması ile akşam namazı vakti girer. Eğer güneş tam olarak görünmüyorsa hadisi şerife göre “doğudaki tepelerin kararması” halinde vakit girmiştir. Civardaki en yüksek tepeden bile güneşin görünmemesi halinde vakit tamamdır. Akşamın son vakti ise şafağın kaybolmasıdır. Çünkü bu durumda yatsı vakti başlamıştır. Akşam vakti çok dar olduğu için şafağın kaybolmasına kadar olması yeterlidir.

Yatsı Vakti

Şafağın kaybolması ile başlayan yatsı vakti, gece yarısı sona erer. Şafağın kaybolması hususunda İmam-ı Azam ufuktaki beyaz çizgini kaybolmasıdır der. Diğer mezhepler ise ufuktaki kızıllığın tamamen kaybolması olarak algılarlar. Coğrafi olarak ise önce kızıllık sonra beyazlık oluşmaktadır. Bu konuda ihtilaf halen devam eder. Çünkü sahabeler arasında da birlik yoktur. Bu yüzden kimi için vakit akşam iken, kimi için yatsı olabilmekteydi.

Bir rivayete göre yatsı vakti gecenin üçte biri geçince sona ermektedir. Ancak başka bir hadiste ise namaz vakitlerini diğer namaz vaktine kadar olduğu ifade edilir. Buradan yola çıkarak yatsı namazının vakti sabah namazına kadar devam etse de gecenin üçte birinden sonraya bırakmak mekruhtur.

Sabah Namazı

Sabah namazı vakti, fecrin doğması ile başlayıp, güneşin doğması ile sona erer. Fecir ise hadisi şerifte uzunlamasına değil, enlemesine görülen aydınlık olarak açıklanmıştır. Güneşin doğması ise ufukta güneşin üst çizgisinin görünmeye başlamasıdır. Bu aralıkta sabah namazı kılınabilmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.