Öne Çıkanlar etoo Churchill ebru taştekin cemil çiçek Refah Sınır Kapısı

Bu haber kez okundu.

Doğusuyla Batısıyla Ak Parti ve Türkiye

  2015 Seçimlerinde Van'ın 7-1 kaybedilmesi Ak Parti'ye soğuk duş aldırdı. Genelde doğuda özelde Van'da Ak Parti'nin yaptığı hatalar gözle görülebilecekken hala görmezlikten gelinen önemli konu başlıkları olduğu bir gerçek. HDP Van'da 7'ye 1 kazandı.

 

Ak Parti önemli bir dönemecin başına geldi ama hala tedirgin bir şekilde köşe başında bekliyor.

Doların, Euronun yükselmesi ve Borsanın düşüşüyle başlayan ekonomik göstergeler “koalisyon hükümet modelini” gereğinden fazla düşünmeyi gerektirmediğini de ortaya koydu.

Ancak; Genelde doğu ve özelde Van üzerinden Türkiye 2015 genel seçimini değerlendirmek doğru olacaktır.

Ak Parti'nin yapmaması gerekenlerle yapması gerekenler arasında MİSYON farkı ortaya çıkarıyor!

Öncelikle neyin yapılmaması gerekirdi?

            1-2011 Van Depreminde yapılan hizmetler var, nasıl olsa Van halkı çantada keklik denildi ancak; Ak Parti 2011'de yapılan hizmetler ile halkın gönlüne girmeyi bir türlü başaramadı çünkü, yereldeki teşkilat ve nemalanan kesim, gelen yardımların dağıtılmasında adaletli davranamadı.

Ak Parti kendine oy veren halkı çantada keklik düşünerek "ileriye yatırım yaptık" dediyse de halka yaranamadı çünkü temsiliyet emaresi şehirde yoktu, ağır bir bürokrasi çarkında istismar edilen halkın ihtiyaçları minnetmiş gibi sunuldu.

Her devlette olduğu gibi yapılan hizmetler yapılması gereken hizmetlerdi, buna mukabil, "başa kakmak" birinci yanlış oldu.

2-Ak Parti'nin 1. sıra Vekilinin birçok yerde söylediği söz şuydu "Bizim teşkilat, genel merkeze kendini sevdirmesini çok iyi beceriyor, ne var ki halkın gönlünü bir türlü fethedemiyor, halkı kazanmaya yönelik bir çalışma içine, nedense giremiyor!" İtiraf gibi düşünülse de aslında kendi döneminden önce, kendi döneminde ve ati zamanda; var olan teşkilatın nabzını ve halini tam olarak da bu şekilde izah etmek en doğru cümlelerle birinci ağızdan ifade edilmekteyi.

3-Ak Parti yetkilileri, halkın arasına inecek, organize olmuş bir topluluğa karşı halkı organize edecek bir teşkilatçılık kültürüne sahip değil. Böyle bir teşkilatlanma becerisini gösteremedi. Uygun zamanda uygun insanlarla çalışmak yerine; teşkilat yapısına ve kültürüne uzak, ürkek tavırlarla “nasıl olsa iktidar partisiyiz” düşüncesini güden kişiliğinde sorun görülmeyen ancak sıdkiyet sorunu yaşayan bireylerle çalışmak da; teşkilatlanmaya engel en büyük sebeplerden biri oldu. Bu şekilde Lider’i de, Lider’e inanan halkı da hayal kırıklığına uğratacaklarının farkına varamadılar.


            4-Her ne kadar HDP Vekil adayları halk tarafından tanınmasa da kazanbilmelerinin en önemli sebebi, örgütlü bir yapıda olmalarıydı. Çünkü küçük bir birlik, büyük bir kalabalığa karşı ekip çalışmasıyla galebe çalar. Ak Parti doğuda HDP'ye özendi, tanınmamış adaylar, profesyonel düşünce liginde ufuk açabilecek ve katkı sağlayabilecek insanları danışmanlıktan sahaya sürdü. Bu nedenle HDP'ye yakın basın grupları, "AKP'nin adayları hepsi YÜKSEK ile başlıyor, bunlar bizi anlamaz" çıkışına karşı söyleyecek mantıklı bir açıklama kendilerince kalmamıştı. Nede olsa Ak Adaylar’dı onlar. Söylenecek söz olamazdı tabi!


            5-Halkın düşüncesine saygı duymak erdemin ötesinde, ortak aklı ve ortak çalışma prensiplerini kabul etmek anlamına gelecekken, temayül yoklamaları, STK yoklamaları, sokak anketlerinin sonuçları şehirde başka, genel merkezde başka başka yankılanıyordu. Şehirde birinci olan aday adayları, genel merkezde farklı bir tabloyla sunuluyordu. Ak Parti'ye en önemli tepki de işte tam olarak buradan geldi. STK temayül yoklamaları yapıldı, Yasin AKTAY gerek İslami STK'lar gerekse genel anlamdaki STK'ları toplayıp biz bir'iz dese de; STK Temayül yoklamaları sonuçlarına uymayan aday adayları, aday gösterildi. Bir Hadis'i Şerif "Müslüman aynı delikten, iki defa sokulmaz" Birinci yanlış STK'ya değer verdiğini göstererek temayül yoklaması almak, İkinci yanlış, Temayül sonucuna aykırı davranmak. Yani Ortak Aklı ve Ortak Çalışma Prensiplerini bozmak. Halkın cevabı netti, başa gelen çekilir!

            6-Genel anlamda Doğu'da yapılan hatalar aynıydı. Bir Hizmeti Bin Minnetle vermek, Başa Kakmak, ananeye ve aşiretlere saygıda kusur etmek, kanaat önderleriyle dalga geçer gibi sarmaş dolaş olup dediklerini yapmamak, kanaat önderlerine kanî olmamak en büyük problemlerin başıydı.


            7-Ak Parti, Doğu'da ve özelde Van'da kendine ait insanlara sahip çıkmayarak, tehlikenin farkına varamadı. Yüzlerce kez il binalarının kapılarını aşındıran o güzelim gençlere iş vereceğine, istihdam sağlayacağına, ortak kültürü geliştirecek sosyal aktiviteleri payda sunacağına, tarihin dehlizlerinde kaybolmaya yüz tutmuş örfü dirilteceğine, Diriliş Senfonisi'ni Turancılık, Kızıl Elma ve son olarak da hatırı kalmaz! Ümmetçilik bilinciyle! üstünkörü, sahiplenmeden, sindiremeden, benimsemeden; Benimsetmek ve DAVA haline getirmek inandırıcılığını halkta bulamadı.

8-En büyük tehlike; “Odun Koysam Kazanırım.” Evet bu düşünce sadeliğine inildiğinde; Sevgili Yılmaz Erdoğan’ın dediği gibi “Her şey yazılabilir bir beyaz kağıda” gibi oldu.

Bir odundan bembeyaz, tertemiz bir kağıt yapıp, şiirsel bir tarih yazmak da vardır, bir insana odun değeri verip, herkese siz de değer verin demek de vardır.

Demem o ki; Ak Parti, geldiği kültür olan Milli Görüş diriliğinde bir gençlik yetiştiremedi. Şuur, derinlik, sentezleme, tasnif, emre itaat, bilgi, tarih, kültür, medeniyet bilinci, dava ve sadakat unsurlarından ârî bir genç ırkla yola çıkarak ancak odun adaylar koyulabilirdi.

Oysa ne bu hareketin lideri olan Erdoğan, ne de bu hareketin kurucuları kendileri gibi insanların yetişmesini sağlamak için uğraşamadılar. Bilakis; şuurlu insanların efendiliği ve kökleşmiş merhametini zafiyet olarak düşünerek, en yağdancı, en sevilmeyen tipleri teşkilat yapısında vazgeçilmez mihenk taşları konumuna getirmek ilk beş yılından sonra Ak Parti’nin anlayışına hakim olmuştu.

Birliği Tevhid’te arayanlardan fazla, inancı dünyaya ve metaa olan kişilerle bu kadar ilerlenmesi dahi büyük bir başarıydı.

Vesselam…


whaber.com yazarı Ali Emir'e teşekkür ederiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.