Öne Çıkanlar suriyeli göçmenler teog sınavı dış işleri bakanlığı aykut demir düzce haber

Terör Saldırılarında Çifte Standart! Türkiye'ye Ayrı Avrupa'ya Ayrı!
Türkiye'de gerçekleşen terör saldırıları sonrası hükümeti ve istihbaratı suçlayanlar, Avrupa'daki saldırılarda sessiz kalmayı tercih ediyor.


Terör önce Ankara’yı vurdu sonra İstanbul’u. Teröristler saldırı gerçekleştirdi, terör saldırılarından hükümeti sorumlu tutmaya kalkanlar ise İçişleri Bakanlığını, emniyeti, istihbaratı yerden yere vurdu. 




TÜRKİYE'Yİ UYARAN ALMANYA'YA TEŞEKKÜR BİLE ETTİLER


Daha bitmedi. Almanya Ankara saldırısı sonrasında, İstiklal Caddesindeki saldırı öncesinde, bir takım bilgilerden bahsetti, kendi elçilikleriyle, okullarını uyardı. Almanların bu yaptığı bizimkilerin de tam arayıp bulamadığıydı. İstiklal caddesindeki saldırının ardından Almanya’ya minnettarlık ilan eden köşe yazarlarımız bile oldu.


İSTİHBARATIN DA BİLGİSİ VARDI


Almanlar biliyorsa o ihbarları, bizim istihbaratımız bilmiyor muydu? Neden bizimkiler önlem almadı diye acımasızca suçlamalar başladı. Oysa emniyet de biliyordu elbet Almanların bildiğini ama koca İstanbul, iki Alman okuluyla, bir konsolosluğundan ibaret değil ki, birkaç günlüğüne kapatabilesin. Sonra Galatasaray-Fenerbahçe derbisi ertelendi, terör korkusu diye manşetler atıldı. Oysa 2004 yılında İspanya’nın başkenti Madrid’de Barnebau stadına bomba ihbarı yapılınca, Real Madrid’in maçı, bitime 3 dakika kala, tatil edildi, koca stattaki 70 bin kişi, terör alarmıyla tahliye edildi. 

SALDIRI BELÇİKA İSTİHBARATI İÇİN SÜRPRİZ OLMADI


Şimdi gelelim Brüksel’e. Daha geçen hafta Brüksel’de polis, terör operasyonundaydı. 4 polis, teröristlerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Hedefteki isim olan 13 Kasım Paris saldırılarının bir numaralı zanlısı Salah Abdelsalem, güç bela yakalandı. Durum ciddiydi, emniyet ve istihbarat alarma geçti. Yakalanan teröristin bugünlerde çok geniş çaplı saldırılar planladığı öğrenildi. 15 Mart’tan itibaren Brüksel’de asker sokağa indi. Bu sabahki saldırılar, Belçika istihbaratı için aslında hiç de sürpriz olmadı. Zira biliyorlardı.


Abdülselam’ın yakalanmasının ardından ortaya çıkan belgeler, böylesine büyük bir saldırıyı işaret ediyordu.


O nedenle Fransa polisi dahil olmak üzere iki ülkedeki tüm güvenlik güçleri, teyakkuza geçti. Ancak tedbirler işe yaramadı. Havalimanları dünyanın neresine giderseniz gidin, her yerde en çok korunan alanların başında gelir. Belçika’da da öyle. Girerken defalarca arama yapılır.

TERÖRİSTLER HAVAALANINA NASIL GİREBİLİYOR?

Bırakın bomba düzeneğiyle girmeyi, tırnak çakısıyla dahi içeri giremezsiniz. Üstelik 15 Mart’tan bu yana bu kadar geniş önlemler alınmışken, iki terörist havalimanının terminaline giriyor, bombaları patlatıyor, bir diğeri metro istasyonunu havaya uçuruyor. Terör işte böyle bir şey, Tabi şunu da eklemek gerek. DAEŞ, El Kaide veya PKK, PYD. Bunların hepsi uluslararası terör şebekeleridir. Avrupa, bu ayrımı yapmamalı, hepsini bir görmelidir.
Brüksel’de PKK’nın çadır propagandasına destek çıkarken, PKK’nın ve onun uzantısının da DAEŞ’ten veya diğer terör örgütlerinden bir farkının olmadığını artık anlamalıdır.

Kaynak : Haber
Anahtar Kelimeler:
HaberTürkiye
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.