Öne Çıkanlar Türkiye gs haber gs basın acıklama hamza hamzaoglu haber fenerbahçe bursa tarım fuarı

Bu haber kez okundu.

Demirtaş Bursa'da Davutoğluna Seslendi: Seni Ezdirmeyeceğiz Hocam!
 HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Ey Cumhurbaşkanı biz Ahmet Davutoğlu'nu sana ezdirmeyiz. Onu kurtaracağız, merak etme. Nasıl kurtaracağız? HDP'ye oy vereceğiz, HDP barajı aşacak Ahmet Davutoğlu istifa edip kurtulacak. Onun zulmünden seni kurtaracağız hocam merak etme" dedi.

Demirtaş, partisi tarafından Merinos Parkı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, alanda toplananları selamlarken, bu coşkunun 7 Haziran akşamı da 8 Haziran sabahı da artarak devam edeceğini, seçim gününü iple çektiklerini söyledi. Her karanlığın bir aydınlığı, her gecenin bir şafağı her yokuşun bir inişinin olduğunu ifade eden Demirtaş,, "Şimdi, sizlerin desteğiyle artık HDP'nin Türkiye'nin geleceğine damga vuracağı gün de geliyor.

Türkiye AKP'nin ampulünün yaydığı karanlıktan kurtulup, HDP'nin güneşiyle ısınacak, aydınlanacak" diye konuştu. Demirtaş, Türtiye'nin bütün vatandaşlarının onurlu bir yaşamı hak ettiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Şimdi öylesine kritik, tarihi bir seçim yaşanacak ki bu seçimde sizlerin önüne, huzuruna getirilecek olan oy pusulasında, siyasi partiler değil, özgür geleceğinizin tercihi olacak. Ya diktatörlük ya özgürlük arasında bir tercihte bulunacaksınız.

Seçim bu kadar kritiktir. Sadece sizleri, bizleri değil, çocuklarımızı, doğmamış torunlarımızı ilgilendiren bir seçim gerçekleştireceğiz. Bu nedenle çok dikkatli olmalı, hassas davranmalısınız, vicdanınıza ve insani değerlerinize güvenerek bir karar vermelisiniz. Elbette 13 yıldır devleti yöneten AKP iktidarının yaptığı hatalar, yanlışlar nedeniyle bir ceza görmesi, halktan bir kırmızı kart görmesi lazım. Bugüne kadar muhalefetin, HDP'nin yaptığı hiçbir uyarıyı dikkate almamalarının bir cezası olmalı.

Çünkü biz ne diyorduk; kibirli, burnu büyük olmak iyi değil diyorduk. Ne kadar yükselirsen, büyürsen devlet katında o kadar alçak gönüllü olman lazım. Ama bunlar tersini yaptılar, halkın verdiği oyla, yükseldikçe kibirlendiler, yükseldikçe kendini padişah, sultan zannetmeye başladılar." -

"Hizmete itirazımız yok"

İktidarı yıllardır uyardıklarını ancak dikkate alınmadığını, "Biz hizmet yaptık" denildiğini ifade den Demirtaş, şöyle konuştu: "İyi yaptığınız her hizmet için Allah sizden razı olsun. Hizmete itirazımız yok, eksik fazla bunları elbet tartışacağız fakat sizler 'hizmet' adı altında yaptığınız işlerle hırsızlıkların önünü açtınız.

Duble yol yaptınız, duble yolsuzluğu da yanında birlikte yaptınız. Sizler havaalanı yaptınız ama her ihalede hırsızlığın önünü açtınız. Yaptığınız her işin her ihalenin bir payı var; yüzde 10. Bilen bilir AKP payıdır o, yüzde 10 vermeyen AKP'den ihale alamaz. O ihalenin yüzde 10 payını götürüp onların dediği yere önce yatıracaksınız, ondan sonra ihaleyi alırsınız. Bitmiyor, AKP'nin üst düzey yöneticileri, AKP'nin etrafındaki bu işten beslenen çıkar çevreleri o işe yüzde 50 ortak oluyorlar ayrıca.

İşte hizmet dedikleri şey de böyle yapılıyor. Yani devletin parasının yarısı hizmete, yola, köprüye havaalanına, geri kalan yarısı rüşvete, hırsızlığa ayrıldı. Bunları iftira atmak için 'çamur at izi kalsın' diye söylemiyorum. 2-3 yıl içinde yüzlerce trilyon kazanmış genç müteahhitler tanıyorum ben, cismen biliyorum. 3 yıl önce bir araba alacak parası yoktu, bugün bakıyorsunuz, yüzlerce trilyonluk servet sahibi olmuş. Nasıl olmuş? Üç tane ihale almış AKP'den. Yıllardır uyarıyoruz, 'Yanlış yapıyorsunuz' diyoruz.

'Kul hakkı yemeyin, kul hakkı yemenin asla affı yoktur. Bu dünyada da öbür dünyada da hesabı sizden sorulur' diyoruz. Fakat bunlar zannettiler ki 'Hem vatandaşı hem milleti kandırırız hem de haşa Allah'ı kandırırız' diye düşündüler. Ama bak gün döndü devran döndü, sandık tekrar halkın önüne geliyor. Şimdi baktılar ki halk bunların ne mal olduğunu anladı artık. 'İnşallah, bismillah' diyerek bir yandan da hırsızlık yapmanın ne kadar büyük günah, suç olduğunu halk bu seçimde anladı. O nedenle paniklemeye, korkmaya başladılar." -

"Provokasyon yapacaklar"

Demirtaş, bugün kimsenin adalete güveninin, inancının kalmadığını savunarak, "İsmi adalet sarayı ama AKP'nin hukuk komisyonları gibi çalışıyorlar. Kendinden yana olmayan hakim, savcıyı tasviye ettiler. Mahkemeleri dağıttılar, hakim savcı alırken, 'AKP'li mi değil mi?' önce onu soruyorlar, olmayanı sürüyorlar, atamıyorlar" ifadelerini kullandı. Medyanın teslim alındığını öne süren Demirtaş, "Üniversiteleri, rektörlükleri, AKP rozeti takmayan akademisyenleri artık akademisyen bile saymıyorlar neredeyse. İşverenler, büyük şirketler, holdingler...

Kendilerine biat etmeyenlere asla yaşam, nefes alma hakkı tanımıyorlar. Bunların tamamı adaletsizliktir. Şimdi işte ismi Adalet ve Kalkınma Partisi olan bu parti, kalkınmayı, hırsızlığa rüşvetçiliğe dönüştürmüş, adaleti de maalesef ki orada tabeladan ibaret bırakmıştır" dedi. Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunların ne mal olduğu ortaya çıktı. Ne yapacaklar peki? Provokasyon yapacaklar. Yalan, iftira kampanyalarıyla HDP'yi baraj altında bırakmaya çalışacaklar.

Ellerinde kendilerini savunacak, anlatacak bir cümle haklı, meşru lafları kalmadı. Sadece, hakaret, küfür, tehdit. Koskoca Cumhurbaşkanı yanına 'bilo'yu da almış ülkeyi şehir şehir dolaşıyor, HDP'yi baraj altında bırakacak kirli, çirkin kampanyayı yürütüyor. Bir defa bunlarda adalet olsaydı, kul hakkı yemenin ne kadar günah, haram olduğunu bilse ve inansalardı, sizin bizim paramızla seçim faaliyeti yürütmezlerdi.

Bak ülkenin Cumhurbaşkanına iki aydır söylüyorum, ya hem suç hem günahtır yaptığın ya, kul hakkı yiyorsun."

- "Onun zulmünden seni kurtaracağız hocam merak etme"

Herkesin verdiği vergiden Cumhurbaşkanına da pay verildiğini belirten Demirtaş, şunları kaydetti: "Ne yapıyor Cumhurbaşkanı? Sizin payınızın da içinde olduğu bu parayla AKP'nin seçim kampanyasını yürütüyor ve biz helal etmiyoruz kendi payımızı. 'Bu suça, günaha kimse ortak olmasın' diye çağrı yapıyorum. Ülkenin Başbakanı, Cumhurbaşkanının işlediği bu suça karşı gıkını çıkaramıyor.

Ya sen Başbakansın, sen de buna inanamıyorsun biliyoruz ama koltukta şu anda sen oturuyorsun. Hepimizin, bütün yurttaşların hakkını korumak öncelikle sana düşer. Ben Ahmet Davutoğlu'na şunu sormak istiyorum, 'Sen Cumhurbaşkanından gerçekten korkuyor musun? Bu kadar mı korkulur. Ya bizim hakkımızı yiyor Cumhurbaşkanı, sen de Başbakansın, niye iki kelime laf edemiyorsun?

Niye çıkıp iki kelime 'Ey Cumhurbaşkanı, bak milletin hakkını gasp ediyorsun, bir Cumhurbaşkanı olarak sana verilen bütçeyi bu şekilde kullanamazsın' diyemiyor. Niye diyemiyor? Çünkü kendisi atanmış. Seçilmiş Başbakan değil ki atanmış geçici, stajyer memur, 7 Haziran'da görev süresi dolacak. O nedenle kendini atayan Cumhurbaşkanına ses çıkarabilir mi?

Şimdi bu kadar iradesiz, zayıf. 7 Haziran'dan sonra ne yapacağı belli olmayan, ülkeyi yönetip, yönetemeyeceği bile belli olmayan, ya Bakanlar Kurulu'nu bile kendisi toplayamayan bir Ahmet Davutoğlu, ülkeyi nasıl yönetecek ya? Kendisinin çektiği bu ağır zulme, bizim yüreğimiz dayanmıyor. Kendisine yapılan bu ağır muameleyi, hakareti biz kabul etmiyoruz, edemiyoruz. Ey Cumhurbaşkanı biz Ahmet Davutoğlu'nu sana ezdirmeyiz. Onu kurtaracağız, merak etme. Nasıl kurtaracağız? HDP'ye oy vereceğiz, HDP barajı aşacak Ahmet Davutoğlu istifa edip kurtulacak. Onun zulmünden seni kurtaracağız hocam merak etme. Bunlardan, bunların zulmünden hakaretinden kurtulmak için önümüzde 7 gün kaldı." -

"Hiç kimse asla bizim düşmanımız değil, asla olmayacak da"

Demirtaş, mitinge gelirken üzücü bir haber aldığını belirterek, Şırnak'ta bir köyde seçim çalışması nedeniyle köylüler arasında bir kavga yaşandığını öğrendiğini söyledi. Selahattin Demirtaş, şunları dile getirdi: "İnşallah yanlış bilgidir ama 2 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, yaralılar var. Kimdirler, siyasi kimlikleri nedir henüz tam bilmiyorum. Ama kim olursa olsun büyük bir acıdır ve orada yaşamını yitiren kardeşlerimize buradan Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına baş sağlığı ve sabır dileklerimi iletiyorum ve bütün halkımızı bu konuda dikkatli, duyarlı olmaya davet ediyorum.

Bakın koltuklar, seçim, mevki, makam insan canından kıymetli değil. Sakın ola ki hiçbir yerde birbirinizi üzmeyin, kırmayın hangi partiden olursa olsun. Hüda Par olur başka parti olur. Son derece dikkatli, hassas davranmanız lazım. Tahrikler provokasyonlar yapmak için son haftayı kendi çıkarları için kullanmak isteyenler olabilir. Aman aman herkes, bütün parti teşkilatlarının, bütün partilerin seçmen ve tabanının dikkatli olması lazım.

Bursa'da da çalışma yürütürken genç arkadaşlarımın çok dikkatli olması lazım. Diğer parti seçmenleri sizin, bizim düşmanımız değil. Siyasi olarak sizin rakibiniz bile değil. Siyasi rekabet parti yöneticileri arasında olur, bizler rekabet ederiz, ama siz sokakta kardeşçe, el ele kol kola seçim çalışmasını yürütün. Hiç kimse asla bizim düşmanımız değil, asla olmayacak da. Bu konu çok önemli çok hassastır. Çünkü bizim yollarda olmamızın asıl nedeni budur, barıştır. Seçimden, koltuktan bin kat daha değerli olan insan canı, barıştır. Bunların her biri 'bir koltuk kapabilir miyim, makam mevki sahibi olabilir miyim' diye uğraşacaklar.

Birbirini çiğneye çiğneye Meclis'e ulaşmaya çalışacaklar, Meclis'in turuncu ceylan derisi koltukları onlar için insan canından kıymetli olabilir ama bizim için barış hakkı kutsaldır, seçim öncesi de sonrası da asla barıştan vazgeçmeyeceğiz." Partilileri seçimlerde oylarına sahip çıkmaları konusunda uyaran Demirtaş, kadınlara "Sizler "HDP'li bir kadın başbakanı hak ediyorsunuz", gençlere de "Genç bir HDP'li başbakanı hak ediyorsunuz" diye seslendi.

Demirtaş, küçük bir mührün barışı getirebileceğini ifade ederek, "7 Haziran günü güç sizde olacak. 7 Haziran günü şu her gün sabahtan akşama kadar televizyonlarda kızgın bir şekilde size parmak sallayan saraylı var ya? İsmini söylemeyeyim, ben tarafsızım ismi bende saklı, ismini söylemeyeyim de o saraydaki var ya bugün bakmayın öyle afrasına tafrasına bugün size bağırıp çağırmasına bakmayın 7 Haziran günü sarayında korku içinde zangır zangır, dizleri titreyerek sandık sonuçlarını bekleyecek. Sarayın lüksü, şatafatı onun içini rahatlatmaya yetmeyecek" görüşünü dile getirdi.

Türkiye'de istikrarı bozmaya aday bir hükümete "Dur" demek gerektiğini ileri süren Demirtaş, şunları kaydetti: "Onların emeklilik zamanı geldi. Zaten Ahmet hoca, yorulmuş, canından bezmiş, onu emekli edelim 7 Haziran'da gitsin evinde otursun fukara. Ben onu düşündüğüm için söylüyorum. Garibim çalışıyor, çabalıyor ama nafile, çünkü kazansa bir dert kaybetse bir dert. Kazansa, Cumhurbaşkanı başkan olacak, onu yine Başbakanlıktan atacak, kaybederse zaten istifa edecek, söz verdi.

Her halükarda 7 Haziran akşamından sonra Ahmet Davutoğlu diye bir siyasetçi, Başbakan olmayacak ülkede. Onun artık meydanlarda kendine oy istemesi kadar abes, yanlış bir şey olamaz. Sana niye oy versin bu halk ey Davutoğlu niye? 8 Haziran'daki akibetin belli değil ya?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.